top of page

Kişisel Sağlık Verilerinde Düzenleme: Geçmiş Tanılar Yerine Güncel Sağlık Durumu Esas Alınacak

8 Eki
3 dakikada okunur

4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ("Değişiklik Yönetmeliği") ile Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik'te ("Yönetmelik") kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesine ilişkin hükümler revize edilmiş ve kişisel sağlık verilerinin yeniden değerlendirilmesine ilişkin yeni bir mekanizma düzenlenmiştir.

Değişiklik Yönetmeliği ile kişisel sağlık verilerine ilişkin iki farklı hukuki mekanizma birbirinden ayrılmıştır. Bunlardan ilki, Yönetmeliğin 13. maddesinde düzenlenen kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi, ikincisi ise ilk kez 13/A maddesi ile getirilen kişisel sağlık verilerinin yeniden değerlendirilmesi kurumudur. Her iki düzenleme farklı hukuki amaçlara hizmet etmekte olup uygulamada birbirinin yerine kullanılabilecek mekanizmalar olarak değerlendirilmemelidir.

Yönetmeliğin 13. maddesi kapsamında düzenlenen kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi, sehven oluşturulan veya maddi hata içeren sağlık verilerinin düzeltilmesine yöneliktir. Başka bir ifadeyle, yanlış kişiye tanı girilmesi, hatalı ICD kodu işlenmesi, laboratuvar sonucunun yanlış kaydedilmesi veya benzeri kayıt hatalarının giderilmesi bu mekanizma kapsamında mümkündür. Buna karşılık, geçmişte tıbben doğru şekilde konulmuş bir tanının, yalnızca kişinin talebi üzerine sağlık kayıtlarından çıkarılması veya değiştirilmesi bu madde kapsamında mümkün değildir. Dolayısıyla, söz konusu düzenleme tıbbi kayıtların geçmişe dönük olarak değiştirilmesine değil, kayıt doğruluğunun sağlanmasına hizmet etmektedir.

Değişiklik Yönetmeliği ile 13. maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ise düzeltilen verilerin farklı veri tabanları arasındaki tutarlılığını sağlamaya yöneliktir. Buna göre, Sağlık Bakanlığı tarafından başvuru kapsamında gerçekleştirilen düzeltme işleminin ilgili sağlık hizmeti sunucusunun kendi bilgi yönetim sistemine de yansıtılması zorunlu hale getirilmiştir. Buna karşılık, aynı veriyi işleyen diğer kamu kurumları veya özel kuruluşların veri tabanlarında benzer bir güncellemenin yapılıp yapılmayacağı, ilgili kurumun tabi olduğu özel mevzuat hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilecektir. Böylece merkezi sağlık kayıtları ile sağlık hizmeti sunucularının kendi kayıt sistemleri arasındaki uyumsuzlukların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesi, sağlık hukukunda farklı bir hukuki kurum ihdas etmektedir. Bu düzenleme, geçmişte usulüne uygun olarak konulmuş bir tanının doğruluğunu tartışmaya açmamakta; kişinin güncel sağlık durumu esas alınarak söz konusu tanının mevcut olup olmadığının yeniden değerlendirilmesine imkân tanımaktadır. Dolayısıyla burada amaç, geçmişte doğru şekilde konulmuş bir tanının silinmesi değil, kişinin mevcut sağlık durumunun objektif olarak yeniden tespit edilmesidir.

Yeniden değerlendirme sürecinde, ilk tanının hangi usulle konulduğu esas alınmaktadır. Buna göre, tek hekim tarafından konulmuş tanılar en az üç hekimden oluşan bir sağlık kurulu tarafından; üç hekimli sağlık kurulu veya tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından konulmuş tanılar ise yalnızca tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, ilk tıbbi değerlendirmenin ağırlığı ile yeniden değerlendirme merciinin niteliği arasında bir denge kurulmasını amaçlamaktadır.

Düzenlemenin uygulama bakımından en önemli sonucu ise, yeniden değerlendirme sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporunun hukuki etkisine ilişkindir. Yönetmeliğe göre, sağlık kurulunca kişinin güncel sağlık durumunda geçmişte konulmuş tanının artık bulunmadığının tespit edilmesi halinde, bu tanıya dayanılarak gerçekleştirilecek idari ve hukuki işlemlerde güncel sağlık kurulu raporu esas alınacaktır. Ayrıca, ilgili mevzuatta aksine açık bir düzenleme bulunmadığı sürece, başta işe giriş süreçleri olmak üzere geçmişte konulmuş tanılar tek başına değerlendirmeye esas alınamayacaktır.

Bu düzenleme, özellikle tedavi ile tamamen iyileşebilen veya uzun süreli remisyona girebilen psikiyatrik hastalıklar, bazı onkolojik hastalıklar, enfeksiyon hastalıkları ve belirli kronik hastalıklar bakımından önemli sonuçlar doğurabilecektir. Böylece kişilerin yıllar önce doğru şekilde konulmuş ancak güncel sağlık durumunu artık yansıtmayan tanılar nedeniyle çalışma hayatı, mesleki uygunluk değerlendirmeleri veya benzeri süreçlerde sürekli dezavantajlı konuma düşmelerinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede, işverenler, özel sağlık kuruluşları ve kişisel sağlık verisi işleyen diğer veri sorumlularının işe alım, mesleki uygunluk değerlendirmeleri ve sağlık raporuna dayalı karar alma süreçlerini bu yeni düzenleme doğrultusunda gözden geçirmeleri önem taşımaktadır. Özellikle geçmiş sağlık kayıtlarına dayanılarak karar verilen süreçlerde, ilgili kişinin güncel sağlık durumunu gösteren sağlık kurulu raporunun dikkate alınmasına yönelik iç prosedürlerin ve veri işleme uygulamalarının güncellenmesi, hem kişisel verilerin korunması hukuku hem de sağlık hukuku bakımından uyum yükümlülüklerinin yerine getirilmesi açısından önem arz etmektedir.

bottom of page