Anayasa Mahkemesi’nden KVKK Kapsamındaki İdari Para Cezalarına İlişkin Önemli Karar: Kanunilik İlkesinin Sınırları Yeniden Çizildi
- 8 dakika önce
- 2 dakikada okunur
Selin Çetin Kumkumoğlu
Danışman
Yaren Alparslan
Buse Sığın
Stajyer Avukat
Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”), 27 Ocak 2026 tarihli ve 2020/32193 başvuru numaralı kararı yayımlanmış olup, söz konusu kararın Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (“Kurul”) idari para cezalarına yaklaşımını yeniden şekillendirebilecek nitelikte olduğu değerlendirilmektedir. İlgili kararda AYM tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında Kurul tarafından uygulanan bir idari para cezası Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından incelemiş ve ihlal kararı vermiştir.
Kurul kararının özeti:
Başvuruya konu olayda, ilgili kişinin iletişim bilgilerinin kamuya açık bir internet platformunda yer aldığı, söz konusu verilerin sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren veri sorumlusu tarafından ticari amaçlarla kullanıldığı ve bu kullanımın kişisel verilerin alenileştirilme amacıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle Kurul tarafından idari para cezası uygulanmıştır. Kurul kararında ilgili kişinin verilerinin belirli bir amaç doğrultusunda alenileştirilmiş olmasının, bu verilerin farklı amaçlarla işlenmesine hukuki dayanak teşkil etmeyeceği değerlendirmesinde bulunmuştur.
AYM’nin incelemeleri:
AYM, incelemesinde öncelikle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin yalnızca ceza hukuku alanında değil, idari yaptırım niteliğindeki kabahatler ve idari para cezaları bakımından da uygulanabilir anayasal bir güvence teşkil ettiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda, kişilerin hangi fiillerinin yaptırıma tabi olduğunu önceden öngörebilmeleri ve yaptırıma konu davranışların kanunla yeterli açıklıkta belirlenmiş olmasının hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğu değerlendirilmiştir.
Kararda, KVKK’nın 5. maddesinde ilgili kişi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin açık rıza aranmaksızın işlenebileceğinin düzenlendiği, ancak Kanun’da “alenileştirme amacı”, “alenileştirme amacına uygun kullanım” veya bu amaca aykırı kullanımın hukuki sonuçlarına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği tespit edilmiştir. AYM, Kurul tarafından benimsenen “alenileştirme amacına uygun kullanım” yaklaşımının esas itibarıyla Kurum tarafından yayımlanan rehberlerde açıklanan bir yorum niteliğinde olduğunu, buna karşılık söz konusu yükümlülüğün kanuni düzeyde açık ve belirli şekilde düzenlenmediğini belirtmiştir.
Bu kapsamda AYM, başvurucu hakkında uygulanan idari para cezasının, kanunda açıkça öngörülmeyen bir yükümlülüğün genişletici yorum yoluyla oluşturulmasına dayandığı sonucuna ulaşmıştır. Kararda, kanun hükmünün kapsamının idari yorumlarla genişletilmesi suretiyle yaptırım uygulanmasının suçta ve cezada kanunilik ilkesinin gerektirdiği öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik standartlarıyla bağdaşmadığı ifade edilmiştir.
AYM ayrıca, somut olayda başvurucunun neden veri sorumlusu olarak kabul edildiği ve kişisel verilerin ilk olarak yayımlandığı platformun hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında yeterli değerlendirme yapılmadığına da işaret etmiştir. Bu tespit, kişisel verilerin üçüncü taraf kaynaklardan elde edildiği durumlarda veri sorumluluğunun kapsamı ve sınırlarına ilişkin tartışmalar bakımından ayrıca önem taşımaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
AYM’nin bu kararı, KVKK kapsamında uygulanan idari para cezalarının anayasal kanunilik ilkesi ışığında değerlendirilmesi bakımından önem arz etmektedir. Özellikle Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun mevzuatın uygulanması bakımından sıklıkla yayımladığı geniş ve kapsamlı rehberler gözetildiğinde, bu rehberlerde yer alan ancak mevzuatta açıkça belirtilmeyen usul ve prensiplerin idari yaptırımlara tek başına konu olmak yerine Kurul tarafından gelecekte kanunilik ilkesine uygun şekilde yaptırımların düzenleneceği düşünülmektedir. Bu yönüyle kararın, kişisel verilerin korunması alanında Kurul’un yorum yetkisinin sınırları ve idari para cezalarının kanuniliği bakımından gelecekteki uygulamalara yön verebilecek nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.



