Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Hayata Geçti!
Berk Cin
Ortak Avukat
Ahsen Ebru Karadayı
Ebru Uzan
Stajyer Avukat
27 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ile Emisyon Ticaret Sistemi’nin (“ETS”) çalışma esaslarına ve birtakım şirketlerin sera gazı emisyon verilerinin takip ve raporlama esaslarına ilişkin düzenlenmeler getirilmiştir. Aşağıda öne çıkan hususları detaylı olarak değerlendireceğiz.
Hangi Faaliyetler ve Tesisler Kapsama Dahil Ediliyor?
Yönetmelik’in Ek-1’inde sayılan faaliyetlerin yürütülmesinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması yükümlülükleri getirilmiştir. Ek-1’de yer alan faaliyetler; enerji üretimi, petrol rafinasyonu, demir-çelik, çimento ve klinker, alüminyum, kimyasal madde ve kâğıt üretimi gibi sera gazı emisyonu yoğun faaliyetlerdir.
Yönetmelik’in Ek-1’inde sayılan faaliyetleri yürüten kategori B ve kategori C tesisler ETS kapsamına dahil edilmiştir. Kategori A tesisler ise ETS kapsamında olmamakla birlikte, tamamen düzenleme dışında değildir. Bu tesisler de Yönetmelik kapsamında sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin yükümlülüklere tabidir.
Yıllık emisyon miktarlarına göre tesis kategorileri aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:
Kategori A Tesisler: Yıllık emisyonu 50.000 ton CO₂ eşdeğerine eşit veya daha az olan tesisler,
Kategori B Tesisler: Yıllık emisyonu 50.000 ton CO₂ eşdeğerinden fazla ve 500.000 ton CO₂ eşdeğerine eşit veya daha az olan tesisler,
Kategori C Tesisler: Yıllık emisyonu 500.000 ton CO₂ eşdeğerinden fazla olan tesislerdir.
ETS Kapsamına İlişkin İstisnalar:
Yönetmelik Ek-1’deki faaliyetleri yürüten okul, üniversite, hastane ve savunma sanayi kuruluşlarına ait tesisler, yürüttükleri faaliyetlerle sınırlı olmak üzere ETS kapsamı dışında tutulmuş ancak sera gazı emisyonlarını izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülükleri bulunmaktadır.
Doğalgazın ve ham petrolün iletimi ve depolanmasına ilişkin faaliyetler, izleme, raporlama ve doğrulama süreçleri hariç olmak üzere, birinci uygulama dönemi sonuna kadar geçici olarak ETS kapsamı dışında bırakılmıştır.
Yönetmelik Kapsamına Dahil Edilmeyen Tesisler:
Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü, yeni ürün veya süreçlerin geliştirildiği ya da test edildiği tesis veya tesis bölümleri,
Münhasır olarak biyokütle kullanan tesis ve tesis bölümleri ve
Askeri unsurlar.
Sera Gazı Emisyon İzni Zorunluğu ve İzin Süreci
ETS kapsamındaki tesislerin, faaliyetlerini sürdürebilmeleri için en geç 9 Temmuz 2028 tarihine kadar İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan (“Başkanlık”) sera gazı emisyon izni alması gerekmektedir. Bu süre Karbon Piyasası Kurulu kararı doğrultusunda Başkanlık tarafından 2 yıl daha uzatılabilecektir.
İşletmenin birden fazla tesiste faaliyet göstermesi halinde her tesis için ayrıca sera gazı emisyon izni alması zorunludur.
İzin başvuru süreci ise elektronik ortamda yürütülecek olup Başkanlık tarafından en çok 60 gün içinde değerlendirilecektir.
Sera gazı emisyon izni, 5 yıl boyunca geçerli olacak ve izin süresinin sona ermesinden en 6 ay önce yenileme başvurusu yapılması gerekecektir.
Emisyonların İzlenmesi, Raporlanması ve Doğrulanması Zorunluluğu
İşletmeler, sera gazı emisyon izleme planını sera gazı emisyonlarının ilk izlenmeye başlandığı tarihten en az 6 ay önce onaylanmak üzere Başkanlık’a gönderecektir.
İşletmelerin, her yıl bir önceki yılda izlenen sera gazı emisyonlarını ve faaliyet seviyelerini Başkanlık’a 30 Nisan tarihine kadar raporlaması gerekmektedir.
Emisyon raporları Başkanlık’a sunulmadan önce, Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş ve akredite edilmiş bağımsız bir doğrulayıcı kuruluş tarafından doğrulanması gerekecektir.
Pilot Dönem
Pilot uygulama döneminin kapsamı, süresi ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Karbon Piyasası Kurulunca belirlenecektir.
Pilot uygulama kapsamındaki işletmelerin ilk İzleme Metodolojisi Planlarını 27 Ekim 2026 tarihine kadar elektronik ortamda Başkanlık’a sunması gerekmektedir.
Pilot uygulama döneminde İzleme Metodolojisi Planı sunmamış olan işletmeler ise İlk İzleme Metodolojisi Planları’nı, birinci uygulama döneminin başlayacağı yıldan önceki takvim yılının sonuna kadar Başkanlık’a sunacaktır.
Tahsisat Mekanizması
İşletmelerin salabileceği toplam sera gazı emisyonu miktarı Ulusal Tahsisat Planı’nda belirlenen ETS üst sınırı kadar olacaktır.
Tahsisatlar ücretsiz olarak dağıtılabilecek veya birincil piyasada ihale yoluyla satışa sunulabilecektir.
İşletmeler ihtiyaç duymaları halinde tahsisatları ikincil piyasadan satın alabilecektir.
Tahsisatların ihracı, transferi, teslimi, iptali ve itfası EPİAŞ tarafından işletilecek İşlem Kayıt Sistemi üzerinden gerçekleştirilecektir.
Ücretsiz tahsisatların miktarının belirlenmesinde, alt tesislerin üretim seviyesi ve emisyon yoğunluğuna göre belirlenen kıyas değeri dikkate alınacağından işletmelerin üretim, enerji, yakıt ve emisyon verilerinin doğru ve doğrulanabilir şekilde tutulması yalnızca raporlama yükümlülükleri bakımından değil, alınabilecek ücretsiz tahsisat miktarı bakımından da önem arz edecektir.
Karbon Piyasaları ve Karbon Kredileri
Birincil Piyasa: Tahsisatların Başkanlıkça belirlenen ihale takvimine uygun şekilde ihale yöntemiyle satışa sunulduğu piyasadır.
İkincil Piyasalar: Tahsisatların sürekli ticaret yöntemiyle işlem gördüğü, katılımcıların hem alış hem satış yönlü teklif sunabildiği piyasalardır.
Denkleştirme ile Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirilen projelerden elde edilen karbon kredilerinin de ETS tahsisat teslim yükümlülükleri kapsamında Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenen oranı geçmeyecek şekilde kullanılabilmesi mümkündür.
Sonuç
Yönetmelik ile ETS’nin hukuki ve operasyonel altyapısı kurulmuş olmakla birlikte, piyasanın fiilen işletilebilmesi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan Emisyon Ticaret Sistemi Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik Taslağı’nın da önümüzdeki günlerde yürürlüğe girmesi beklenmektedir.
ETS’ye uyum süreci yalnızca bir çevre ve sürdürülebilirlik konusu olarak değil; operasyonel maliyetler, yatırım kararları, enerji stratejileri, veri yönetimi ve ticari sözleşmeler üzerinde doğrudan etkileri olan stratejik bir süreç olarak ele alınmalıdır.
Yönetmelik kapsamındaki işletmelerin öncelikle izleme, raporlama ve doğrulama süreçlerine ilişkin yükümlülüklerini netleştirmeleri; emisyon ve faaliyet verilerinin toplanmasına yönelik teknik ve hukuki altyapılarını gözden geçirmeleri önem taşımaktadır.



