top of page

Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı 5 Mayıs Tarihinde Gerçekleşti

  • 19 saat önce
  • 2 dakikada okunur

Kemal Kumkumoğlu

Yaren Alparslan

Buse Sığın

5 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu toplantısında, Türkiye’nin siber güvenlik politikaları; mevcut riskler, küresel gelişmeler ve geleceğe yönelik eğilimler çerçevesinde ele alınmıştır. Siber güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir unsuru olduğu bir kez daha vurgulanmış ve artan jeopolitik gerilimlerin siber tehditleri daha karmaşık hale getirdiği değerlendirilmiştir.

Toplantının Öne Çıkan Başlıkları

Toplantıda öne çıkan konular arasında (i) kritik altyapıların korunmasının önceliklendirilmesi, (ii) dijital sistemlerin güvenliğinin güçlendirilmesi, (iii) yerli ve milli teknolojik kapasitenin artırılması ve (iv) veri egemenliği ve dijital egemenlik yaklaşımının güçlendirilmesi gibi hususlar yer almaktadır.

Bu kapsamda, siber güvenliğin yalnızca teknik bir alan olmayıp ekonomik ve stratejik bir konu olduğu açıkça ortaya konmuştur.

Kritik Altyapı Sektörlerinin Belirlenmesi

Toplantı kapsamında dijital altyapılar, enerji, finans, sağlık, ulaştırma, savunma sanayii ve benzeri birçok sektör “kritik altyapı” olarak tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, siber güvenliğin sektörel kapsamının oldukça geniş tutulduğunu göstermektedir.

Kurumsal ve Operasyonel Yaklaşımlar

Toplantıda Siber Güvenlik Başkanlığı’nın proaktif bir güvenlik mimarisi oluşturma, dijital varlıkları koruma ve ulusal ölçekte koordinasyonu sağlama yönündeki rolü teyit edilmiştir. Ayrıca, kurumlar arası eş güdümün artırılması ve siber risklere karşı hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi temel operasyonel hedefler arasında yer almıştır.

Değerlendirmeler

Toplantıda alınan kararlar, Türkiye’nin siber güvenlik alanında daha merkezi, koordineli ve stratejik bir modele yöneldiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’nun geniş kapsamlı uygulama alanı dikkate alındığında, söz konusu politika ve önceliklerin yalnızca kamu kurumlarını değil, kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren özel sektör aktörleri ile siber uzayda faaliyet gösteren tüm gerçek ve tüzel kişileri etkileyebileceği değerlendirilmektedir.

Ayrıca, veri egemenliği ve yerli teknoloji vurgusunun güçlenmesi, özellikle sınır ötesi veri akışları, bulut hizmetleri ve dijital platformlar bakımından hem Türkiye’de hem de uluslararası düzeyde faaliyet gösteren şirketler açısından uyum yükümlülüklerinin artabileceğine işaret etmektedir.


bottom of page